LUTHEN
Masada kâğıt ve tebeşir.

Oturum kapı açılınca başlar, zil ile değil. Palto koridordaki askıdadır. Telefon kâseye bırakılır. Defter sıranın sağ köşesine konur, kapağı kapalı, ta ki ilk sütun söylenene kadar.

İlk iş bakmaktır. Tablodaki dizi durur. Kimse konuşmaz. Emre yaklaşık bir dakika bekler. Sonra ilk sütunun adı söylenir. Ad bir etiketse betimlemeye çevrilir. Sözlük Türkçe kalır.

İkinci iş yazmaktır. Üç satır. Kim, ne, hangi aralık. Dördüncü satır kenara. Kurşun yeter. Kenar notu cumaya kalır.

Üçüncü iş beklemektir. Ara. Beş dakika. Koridor, su, mutfak. Odaya dönünce aynı tablo. Yeni bir sayfa yok. Sonda tahta silinir, kâğıt tepsisine döner.

Bakmak

Sessiz bir dakika. Tablo durur.

Adlandırmak

Sütun Türkçe söylenir.

Yazmak

Üç satır. Sonuç yok.

Oturum bir gösteri değildir. Sorulan şey yanıtlanır, yanıt bir tavsiye biçimini almaz. «Ne yapılır» sorulursa Selin «üç satır durur» der.

Kayıt cihazı yoktur. Fotoğraf yoktur. Tahtanın silinmesi oturumun parçasıdır. 2019’dan beri bu sıra bozulmamıştır.